Asrın teknolojisi olarak bilinen ‘nano’, temizlik ürünlerinde de kullanılarak daha hijyenik ortamların oluşmasını sağlıyor. Almanya’da geliştirilen nano teknolojisiyle binalarda yapılan kaplamalar sayesinde artık virüs korkusu yaşanmayacak.
Gelecekte tüm sektörlerin işleyişini değiştirmesi beklenen nano teknolojisi, temizlik ürünlerinde de kullanılmaya başlandı. Nanoyla üretilen daha güvenilir temizlik ürünleri sayesinde evlerden hastanelere, okullardan imalathanelere kadar her alan uzun süre hijyenik kalabilecek. Bu konuda çalışmalar yapan Ar-Fa Temizlik firmasının Genel Müdürü Ahmet Ardıç, nano teknolojisiyle üretilen temizlik malzemeleri sayesinde artık hiçbir mikrobun üreyemeceğini söyledi.
Temizlik sırasında deterjan ve asitli suların artık kullanılmadan, sadece su ve yumuşak fırçayla hijyenin sağlanabileceğini belirten Ardıç, yaklaşık 100 yeni ürünle piyasaya girdiklerini ifade etti. Ürünler arasında nano kaplamaya önem verdiklerini dile getiren Ardıç, hastane, okul, ev, lokanta, mezbaha ve diğer alanlarda uygulanabilen sistemle 1 yıl boyunca hijyenin korunabildiğini vurguladı. Kaplama hakkında bilgi veren Ardıç, öncelikle uygulanacak alanın ön temizliğinin yapıldığını söyleyerek,
“Kaplama yapılacak yüzeyin temiz, kuru ve yağsız olması gerekir. Bu yüzden satıh tüm kirlerden arındırılır. Ön temizlik için kesinlikle alkol kullanılmaz. En ufak çatlaklar dahi iyice kapanır. Daha sonra sertleşme ve kapatmaya geçilir. Nanolar, sertleştikten sonra uzun süreli sızdırmazlık sağlar. Her tip yüzey için de farklı ürünler kullanılır. Seramik, beton, cam için ayrı nano ürünleri kullanılır. Kaplama yapıldıktan sonra bir süre ortam dinlendirilir. Daha sonra ise oradaki temizlik için deterjan veya
asitli bir sıvı kullanmaya gerek kalmayacak. Temizlik sadece su ve yumuşak fırçayla yapılabilecek” dedi.
Uygulamadan sonra bir laborantın giderek örnek kültür aldığını ve olumlu ya da olumsuz bir rapor sunduğunu anlatan Ardıç, bu işlemin 4 ayda bir tekrarlandığını ve hijyen açısından da 1 yıl garanti verdiklerini söyledi. Uygulamanın yapıldığı yerde AIDS dahil hiçbir virüsün barınamayacağının garantisini de veren Ardıç, insanların kendi evlerinde, hastanelerde, alışveriş yaptığı ortamlarda gönül rahatlığıyla dolaşabileceğini kaydetti.
Kaplamanın yan ısıra diğer ürünlerle de vatandaşlara büyük kolaylık sağlanacağını açıklayan Ardıç, “Ağacın dibine kısa sürede yapılan bir jel dökülerek kuraklığın önüne geçilmiş olacak. Tatile gidenler evlerindeki çiceklerinin kuruyup kurumadığını artık düşünmeyecek. İnsan vücudunda kullanılan platinlerin kaplaması yapılarak ömürleri uzayacak. İnşaat sektöründe kullanılan ytong tuğlalara kaplama yapılarak su geçirmezliği sağlanacak. Tarihi binalara da kaplama yapılarak bu yapıların ömürleri 7 yıl
uzayacak. Binaların yangın riski de ortadan kalkacak. Cep telefonları suya düştüğünde de çalışmaya devam edecek” diye konuştu.










